Çocuklarda Sinüzitin Tıbbi Tedavisi

Çocuk yaş grubunda sinüzit hastalığının tedavi prensipleri erişkinlere benzer olmakla beraber bazı farklılıklar içermektedir. Tedavinin bileşenleri temel olarak koruyucu önlemler, destek tedaviler ve ilaç tedavilerinden oluşmaktadır.

1. Sinüzitten Koruyucu önlemler:

Çocuklarda Tıbbi Tedavi

Üst solunum yolu viral enfeksiyonları okullarda hızla yayılabilmesi nedeni ile çocuk yaş grubunda erişkinlere nazaran daha sık izlenmektedir. Sinüzit hastalığının oluşmasında önemli bir etken olan viral enfeksiyonlardan korunmak amacı ile özellikle sık sinüs enfeksiyonu gelişen ya da kronik sinüzit tanısı konulan çocuklarda Influenza (grip) aşısı, Pnömokok aşısı ve ağız yolu ile alınan bakteri aşılarının uygulanması tekrarlayan enfeksiyonların sayısını azaltmakta faydalı olmaktadır.

Sinüzit hastalığının oluşmasında önemli rol oynayan bir diğer etken solunum yolu alerjik reaksiyonlarıdır. Bu nedenle bilinen alerjisi olan çocukların bu alerjenlerin bulunduğu ortamlardan uzak durması, yüksek miktarda alerjen barındıran çiçek, halı, peluş oyuncaklar gibi kaynakların yaşam alanlarından çıkartılması gibi önlemlerin alınması mukoza ödemine ikincil sinüzit gelişme riskinin azaltılmasında katkı sağlayacaktır.

Sinüs mukozasının fonksiyonları üzerinde olumsuz etki yapan solunum havasındaki oksijen azlığı, hava kirliliği, alerjenler ve sigara dumanı gibi etkenler göz önüne alınarak çocukların bulunduğu ortamların iyi havalandırılması ve çocukların yanında sigara içilmemesi gerekir. Klimalar ve merkezi havalandırma sistemleri bulunan ortamların nem oranının kontrol edilmesi ve gereken durumlarda ilave önlemlerle havanın nemlendirilmesi mukozanın normal fonksiyon görmesine yardımcı olacaktır.

2. Tıbbi tedaviyi destekleyici uygulamalar

Tıbbi tedaviyi ek olarak uygulanan destek tedavinin en önemli parçaları burun içinde nemli ortam sağlanması ve biriken kabuk ve iltihaplı salgıların temizlenmesidir. Uygun konsantrasyonda tuzlu su içeren basınçlı spreyler bu amaçla en sık kullanılan ajanlardır. Antibiyotiklerle önüne geçilemeyen enfeksiyon ve bakteriyel taşıyıcılık durumlarında bu yıkama solüsyonlarına antimikrobial ilaçlar eklenebilmektedir.

3. Sinüzit tedavisine kullanılan ilaçlar

Tedavide kullanılan başlıca ilaçlar şunlardır;

Mukolitikler: Sümük salgısının kıvamını azaltan ve akışkanlığını artıran bu ilaçlar sümüğü sinüslerden taşıyan silya aktivitesindeki bozulma ve koyu mukus üretimine bağlı oluşan mukus birikimini önlemek amacıyla kullanılırlar.

Dekonjestanlar: Burun içi mukozanın şişliğini azaltan dekonjestan ilaçlar burun (sprey) ve ağız yoluyla kullanılabilirler. Bu gruptaki ilaçlar ile burun ve sinüs mukozasındaki damarların büzülmesi ve mukozanın incelmesi sonucunda sinüs ostiumlarının açılması ya da genişlemesi ve sinüs boşalmasın ve havalanmasının sağlanması amaçlanır. Sprey olarak kullanılan fenilefrin, xylometazolin, oksimetazolin gibi ajanların zamanla şişliği artırıcı etkisi ve mukoza üzerindeki tahriş edici etkilerinden dolayı 4-5 günden fazla kullanılmaması önerilmektedir. Pseudoefedrin, fenilpropanolamin gibi ağız yoluyla alınan dekonjestanlar 7-10 gün süresince güvenle kullanılabilirler.

Antistaminikler: Alerjik reaksiyonlara bağlı gelişen mukoza ödemini önlemek amacı ile kullanılırlar ancak mukus yoğunluğunu artırıcı ve sinüs boşalmasını zorlaştırıcı etkileri vardır. Bu nedenle alerjik kökenli sinüzitler ve bilinen alerjisi olan hastalar dışında kullanılmaları önerilmez.

Steroid içeren burun spreyleri: Kronik sinüs iltihapları ve alerjik durumlarda mukoza ödemini ve iltihaba bağlı oluşan reaksiyonları azaltmak amacıyla kullanılırlar. Özellikle son kuşak sprey steroidlerin kan dolaşımına karışan miktarları son derece az olduğundan bebeklerde bile güvenle kullanılabilmektedirler.

Hap ya da enjeksiyon şekilinde steroid kullanımı: Alerjik hastalarda ve özellikle poliplerin bulunduğu kronik sinüs iltihaplarında steroidlerin cerrahi öncesinde ağız yolu ile ya da enjeksiyon olarak kullanılması poliplerin boyutunda küçülme ve doku reaksiyonunda azalmaya bağlı olarak cerrahiyi kolaylaştırabilmektedir. Bu tür tedavilerin özellikle gelişme çağındaki çocuklarda çocuk hastalıkları uzmanı denetiminde ve dikkatle kullanılmaları gerekir.

Anti bakteriyel ilaçlar (Antibiyotikler): Özelliği olmayan akut enfeksiyonlarda genellikle kültür alınmadan tedavi uygulanır. Toplumdaki antibiyotiklere karşı direnç durumu, hastaların ilaç doz aralıklarına uyumu, ilaçlara karşı olan aşırı duyarlılık, her antibiyotik için değişebilen yan etkiler ve ilaç etkileşimleri antibiyotik seçimini etkilemektedir. Akut sinüs iltihaplarının %60 tan fazlasına neden olan mikropların Pnömokoklar veya H. influenza olması nedeni ile akut enfeksiyonlarda bu ajanlara karşı etkili antibiyotiklerin seçilmesi uygun olacaktır. Akut sinüzitte sıklıkla tercih edilen antibiyotikler; amoksisilin-klavulinik asit, claritromisin, sefuroksim, sefprozil ve lorakarbef olmaktadır. Penisilin, sefaleksin, eritromisin ve tetrasiklin en sık etken olan mikroorganizmaların tümüne etki etmediklerinden tercih edilmezler. Aynı şekilde amoksisiline karşı direnç oranının artması nedeni ile kullanımı azalmıştır. Akut enfeksiyonlarda antibiyotik kullanım süresi 10-14 gündür. Uzun yarılanma ömürlü azitromisin ve benzeri ilaçlar daha kısa sürelerle kullanılabilirler.

Beş-yedi günde şikayet ve bulgularda düzelme saptanmaması halinde oksijensiz ortamda çoğalan bakterilere karşı etkili olan bir ilacın da tedaviye eklenmesi düşünülmelidir. Özellikle önceden başarısız olmuş antibiyotik kullanımı hikayesi olan hastalarda verilecek antibiyotik mutlaka dirençli olduğu bilinen mikroorganizmalara etkili olacak şekilde seçilmelidir.

Antibiyotik tedavi süresi kronik sinüs enfeksiyonlarında en az 2-3 hafta olmalıdır. Bu enfeksiyonlarda antibiyotiklere karşı artmış direnç oranı, aynı anda birden fazla farklı bakteri ya da oksijensiz ortamda çoğalan mikroorganizma bulunma ihtimali ve uzun tedavi süresi göz önüne alınarak endoskopi eşliğinde burun içinden alınacak kültürlerin sonuçlarına göre ilaç seçimi tercih edilebilir. Bağışıklık sistemi yetmezliği olan ya da hastanede yatarken enfeksiyon alan hastalarda sinüs enfeksiyonlarının her tipinde kültür ve antibiyograma göre antibiyotik seçilmesi gereklidir.

Kronik sinüzit tanısı ile tedavi verilen çocuklarda bilgisayarlı tomografi çekiminden önce 3-4 hafta uygun dozda antibiyotik ve kortizonlu burun spreyleri kullanılmalıdır. Belirgin şikayeti olmayan hastalarda tomografide sinüzit bulguları bulunsa bile ameliyat kararı vermeden önce hastayı takip edip şikayetlerin kontrol edilmesi uygun yaklaşım olacaktır. Şikayetleri düzelmeyen ya da tekrarlayan çocuklarda cerrahi tedavi alternatif olarak düşünülmelidir. Tıbbi tedaviden sonra şikayetleri düzelen çocuklar uygun aralıklarla kontrol muayenelerinde değerlendirilmelidirler. Şikayetlerinde düzelme olmamasına karşın tomografik olarak belirgin hastalık saptanmayan çocuklarda steroidli spreylerin yanında koruyucu antibiyotik tedavisi ile takip uygun yaklaşım olacaktır.

Cerrahi Navigayon Hakkkında Genel Bilgi

Sinüzit Ameliyatlarında İleri Teknolojiler

Günümüzde son derece hızlanan günlük yaşantı içinde zamanın da giderek daha değerli hale gelmesi bütün cerrahi alanlarda olduğu gibi sinüs cerrahisinde de daha az doku hasarına neden olan, daha az riskli ve mümkün olan en kısa sürede normal hayata dönmeyi sağlayacak “minimal invaziv” tekniklere olan ilgiyi artırmıştır. Aynı zamanda endoskopik sinüs cerrahisinin giderek yaygınlaşmasını takiben karşılaşılan komplikasyonlar araştırmacıları cerrahi müdahaleler sırasında güvenliği artırmaya yönelik tıbbi teknolojiler geliştirmeye yönlendirmiştir. Bu doğrultuda yakın geçmişte uygulamaya giren balonla yapılan sinüs ameliyatları tekniği ile kronik sinüzitlerin tedavisinde hastaların ameliyatın ertesi günü normal yaşantısına dönmesini mümkün kılan minimal invaziv yaklaşım mümkün olmuş, bilgisayar destekli sinüs cerrahisi teknolojisi ile endoskopik sinüs ameliyatlarında komplikasyon riskinin en alt düzeye çekilmesi sağlanmıştır.

Haberler
E-Bülten